Eski Türkçe Nan Ne Demek?
Nan’ın Sırrı: Kahve İçimi ve Şehir Muharebeleri
Şimdi bu başlık biraz kafa karıştırıcı olabilir, ama sıkıntı yapmayın, hemen açıklayacağım. İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşımdayım, gündelik hayatımda sürekli espri yapar, komik sahneler yaratırım ama aslında içten içe her şeyi fazla düşünen bir insanım. Mesela geçen gün arkadaşlarımla bir kafede oturuyorduk. Fark ettim ki, hepimizin söylediği kelimeler bir noktada eski Türkçeye dayanıyor. Mesela “nan”…
Evet, “nan”… Kimseyi korkutmak istemem ama “nan” kelimesi aslında, ne yazık ki çok bilinmeyen ve çok da komik olan bir kelime. Peki, Eski Türkçe “nan” ne demek? Hepimiz günlük yaşamımızda bazen anlamını bile bilmeden kullandığımız kelimelerle çevriliyiz, değil mi? Ben de tam olarak böyle bir ortamda, arkadaşlarımla sohbet ederken, “nan” kelimesinin kökenini araştırmaya başladım. Hadi şimdi hep birlikte bu kelimenin esrarını çözmeye çalışalım!
—
Nan’ın Tarihçesi: Eski Türkçe’den Günümüze
Eski Türkçede “nan” kelimesi, aslında çok basit bir şey ifade ederdi: ekmek. Hani bizim şu anda her sabah kahvaltımızı yaparken yediğimiz, bazen arada bayatlayıp tabakları delmeye çalışan, bazen de biraz fazla kızartılıp çatal bıçakla yenmeye çalışan ekmeklerimiz var ya, işte o.
İlk başlarda “nan” kelimesi, Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar geniş bir coğrafyada bir şekilde ekmek anlamında kullanılıyordu. Yani aslında o kadar eski bir kelime ki, zaman içinde anlam kaymasına uğramış. Eski Türkçede birisi size “Bana bir nan verir misin?” dese, bir hayli şaşırırdınız. Çünkü o zamanlar kelimenin anlamı, aslında gerçekten de size ekmek vereceklerini düşündürüyordu.
Ama işte burada bir başka enteresan şey başlıyor. Bugün “nan” kelimesi çoğunlukla, halk arasında, “yağmur nanesi” olarak da geçer ya da o kadar popüler bir kelime değil ama “ekmek” diyemeyince bazen şarkılarla ya da eski köy hikayelerinde rastlarız.
—
Günümüz Türkçesinde: Nan Sadece Bir Ekmek mi?
Şimdi günümüze gelelim. Artık 25 yaşındayız, İzmir’de yaşıyoruz, kış akşamlarında elimizde bir simit, kahve ve arkadaşlarımızla nostaljik sohbetler yapıyoruz. Hadi diyelim ki bir gün, sabah uyandınız, kahvaltınızı yapacak bir şeyler arıyorsunuz. Ama her şeyin üstü “nan” tabirini de hatırlatan bir dil dönemiyle örtüşüyor.
Mesela, evdeki kedim “Süslü”, mutfakta tek başına dolanırken, her şeyin üzeri “nan”la kaplı gibi bir hale bürünüyor. Arkadaşlarım da “Oooo, kedi koca ekmek parçası oldu!” deyip gülüyor. Şaka bir yana, bu kelime aslında zaman içinde de bir şekilde gündelik dilde pek kullanılmaz oldu. Ama çok eski bir kavram olması, “nan”ın değeri ve anlamı zaman içinde kaybolmuş gibi gözükse de hala kafalarda bir yerlerde bir parça kalıyor.
Peki, “nan” bu kadar eski bir kelime ve anlamını değiştirip “ekmek” olmasına rağmen, neden bazen hiç beklemediğimiz yerlerde karşımıza çıkıyor?
—
Nan’ı Kendi İçimde Ararken: İç Sesimle Monolog
Düşünsenize, sabah kalktınız ve aynada bir bakıyorsunuz, göz altlarınız biraz çökmüş, yüzünüzde bazı ifadeler var ama bir şekilde hiç rahat değilmişsiniz gibi hissediyorsunuz. Şimdi “nan”ı anlamaya çalışalım.
İç Ses: “Yahu, nan ne ki? Hani ekmek mi? Fark etmeden söylesem mi? Bir sürü insan bana ‘nan’ dediğimi duyarsa ne düşünür? Neyse, sakin ol, ben İzmirliyim, her şey tatlıdır burada.”
Gerçekten de arkadaş ortamında bazen “nan” kelimesi kullanıldığında, etrafınızdakilerin de “Ne diyor bu? Ne anlatıyor?” şeklinde şaşkın bakışlarını görebiliyorsunuz. Ama buna takılmak yok, ben izah etmeye devam ediyorum.
—
Eski Türkçe Nan: Ne Zaman Kullanılır?
O zaman gelin, Eski Türkçe “nan” kelimesini hangi durumlarda kullanabiliriz, bir göz atalım.
Sohbetlerde “nan” ne zaman devreye girer?
Mesela arkadaşlarınızla çok samimi olduğunuz bir ortamda birdenbire, “Oğlum ben sana bir nan getireceğim!” diyebilirsiniz. Şaşkın bakışlar, ardından gelen kahkahalar, sonra da herkesin birbirine “ne demek bu ya?” sorusuyla çevrili bir an gelir.
Kahvaltılarda “nan” nasıl yer bulur?
Hayır, gerçekten bir kahvaltı yaparken, biraz nostalgia ile birlikte eski kelimeler kullanmak bence harika olur. Mesela bir sabah kahvaltınızda birisi eline ekmek alıp “Vallahi nan şahane olmuş!” dese, eminim o an herkesin yüzü gülmeye başlar. Çünkü işte o zaman, bir anda bir dilsel nostalji yaşanır.
—
Sonuç Olarak: Nan’ın Günümüzdeki Yeri
Yani sonuçta, eski Türkçeden günümüze gelen bu kelime, her ne kadar zamanla anlam kaymasına uğramış olsa da, hala hayatımızda yerini koruyor. “Nan” kelimesi aslında basit bir ekmek anlamını taşırken, zamanla farklı anlamlar da yüklenmiş.
Bugün, daha çok argo ya da esprili dilde karşılaştığımız bu kelime, sosyal medya yorumlarından, kahve sohbetlerine kadar pek çok yerde karşımıza çıkabiliyor. Gündelik hayatımıza, bazen komik bazen de içsel bir anlam katıyor. İzmir’de, 25 yaşında ve kafasında her zaman farklı şeyler dönen birisi olarak, ben de “nan”ı kullanırken biraz nostalji yapıyorum.
Sonuçta “nan” bir ekmekten daha fazlası, hatta belki bir anlam birikintisi, bir dilde kaybolmuş, ama unutulmaya yüz tutmamış eski bir parça. Şimdi size şunu soruyorum: “Nan ne demek?” Hadi bakalım, sırada kimseye anlatmadan kendi iç sesinizle düşünme zamanı!