İçeriğe geç

Eski dilde olumlu ne demek ?

Eski Dil’de Olumlu Ne Demek? Bir Anı, Bir Duygu, Bir Kelime

Kayseri’nin o taş sokaklarında yürürken, bazen geçmişe dair anılarımda kaybolurum. Hani, bazen bir kelime ya da bir bakış, bana geçmişin ağır, bazen de yumuşak izlerini hatırlatır. Bugün de öyle oldu, eski bir kelime takıldı aklıma: “Olumlu”. Eski dilde olumlu ne demek? Bunu düşünürken, bir anı canlandı gözlerimde; bir yaz akşamı, annemin o eski dantel örtüsünü serdiği masada bir araya gelmiştik. İşte, o anı hatırlayınca, bu basit kelimenin hayatımda ne kadar yer ettiğini fark ettim.

Bir Yaz Akşamı ve Beklentiler

Bir yaz akşamıydı, Kayseri’nin sıcağına rağmen, annemle babam, evin arka bahçesinde, çocukken sıkça yaptıkları gibi, akşam yemeğini hazırlamışlardı. O zamanlar çok gençtim, her şeyin en iyi şekilde olmasını istiyordum ama bazen küçük şeyler bile beklediğimi karşılamıyordu. Bir de, her yaz olduğu gibi, büyük aile toplanmalarını bekliyorduk. Herkes gelip sofrada toplandığında, annem yine aynı şekilde “Olumlu bak, hayatın her şeye olumlu yaklaş” demişti. O söz, o kadar doğal, o kadar içtendi ki, yıllar sonra bile kulağımda yankı yapar. Ama o akşam, annemin o sözünün anlamını tam kavrayamamıştım. O zamanlar, hayatı henüz bu kadar derinlemesine anlayamamıştım. Kendimi bazen fazlasıyla kırgın hissediyordum. O gün annemle paylaştığım duygular da tam o anı bulmuştu. “Olumlu olmak zorunda mıyım?” diye sordum. “Yani her şeyde olumlu bakmak hep iyi bir şey mi?”

Anneme bakarken, cevap beklerken içimde garip bir karışıklık vardı. O kadar masumca bir soru sormuştum ki, annemin yüzündeki o gülümseme hâlâ gözümde. Bana ne demişti hatırlıyorum: “Olumlu olmak, sadece neşeli olmak değil, hayatın her anında, zor zamanlarda bile doğru olanı görmektir. Hem en güzel kelimeler bile zaman zaman en zor anlarda anlam bulur.”

Bir Kelime, Bir Duygu, Bir Hayal Kırıklığı

O akşam, aslında büyük bir hayal kırıklığı içindeydim. Birkaç hafta önce büyük bir umutla başvurduklarımdan olumlu sonuç almayı bekliyordum, ama ne yazık ki hayal kırıklığına uğramıştım. O gün hep olumlu bakmam gerektiğini söylese de annem, aslında kendimle baş başa kaldığımda içimdeki o derin kırıklığı ne olursa olsun bastıramıyordum. O “olumlu” kelimesi, bir yandan hayatın getirdiği zorluklarla başa çıkmanın, karanlık zamanlarda bile parlamanın simgesi gibi görünüyordu, ama bir yandan da her şeyin gereksiz derecede pozitif bakılması gerektiği hissi vermişti bana. O an, belki de “olumlu” olmanın sadece dışarıya gösterilen bir şey olmadığını anladım. İçinde biriken kırgınlıkları ve hayal kırıklıklarını, annemin dediği gibi dışarıya göstermemek, insanın kendi içini anlaması için daha derin bir yolculuktu.

O yaz akşamı, annem sofraya oturdukça, ben de içimde hep aynı soruları sordum: “Bir insana olumlu bakmak ne demek?” Hadi diyelim ki, hayatta olumlu olmak istiyoruz, ama bazen sadece neşeli olmak yeterli olmuyor. Bazen zor zamanlar, insanı çok derinden sarsabiliyor. Duygularını, düşüncelerini nasıl yönlendirebilirsin ki? O akşam işte bu soru hep aklımdan geçti.

Olumlu Ne Demek? Kelimelerin Ardındaki Anlam

Bir süre sonra, eski dilde olumlu kelimesinin anlamını biraz araştırmaya karar verdim. Tam o sıralarda, Osmanlıca’dan bir sözlük buldum. “Olumlu”, aslında Arapçadaki “allâme” kökünden türemişti ve kelime, yalnızca dışsal bir iyimserlik değil, bir durumu doğru bir şekilde algılayıp, ona uygun şekilde hareket etmeyi ifade ediyordu. Yani, olumlu olmak demek sadece iyi şeylere odaklanmak değil, hayatın her yönünü bütünsel olarak kucaklamak, zorluklar içinde doğru yönü bulabilmek demekti. Bu, bana bir anlamda gerçek olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlattı. İnsan sadece çevresine değil, en derin hislerine de olumlu yaklaşmalıydı. Her şeyin mükemmel olması gerekmiyordu, fakat içsel bir denge ve anlam vardı. İşte o an, annemin bana söylediği kelimelerin aslında ne kadar derin olduğunu fark ettim.

Bir Gün Her Şey Değişir mi?

O akşam, annemin sofradaki ısrarlarına, komik sohbetlere, yemeklerin tadına baktım, ama o kelime, “olumlu”, hala zihnimde yankılanıyordu. Bazen, hayatın her anında olumlu kalmak zor, hem de çok zor. O zamanlarda insanlar birbirini suçlayabilir, hayal kırıklıklarına boğulabilir, dünyada birçok şey yolunda gitmeyebilir. Ama, işte o zaman, doğru olanı görmek gerekiyor. Olumlu olmak, her şeyin doğru gitmesiyle ilgili değil. Gerçek anlamda olumlu olmak, yaşadığın duygularla barışmak, içindeki karanlıkları kabul edebilmek demekti. Kendi içimde bunu kavramaya başladım. O yaz akşamı, annemin bana verdiği küçük ama derin ders, aslında çok daha fazlasıydı.

Bugün, hâlâ her şeyin olmasını istediğim gibi olmadığını fark ediyorum. Ama yine de hayatı daha olgun, daha doğru bir şekilde görmek istiyorum. Her şeyin iyimser bakmakla çözülemeyeceğini biliyorum. Her anın içinde bazı karanlıklar olsa da, yine de o ışık her zaman var. “Olumlu” kelimesinin anlamını, en zor zamanlarda hayatı kucaklayarak ve her anı kabullenerek öğreniyorum. Yavaşça bu kelime, sadece bir dildeki anlamını değil, hayatımın gerçek anlamını da kazandırıyor.

Sonuç: Olumlu Olmak, Sadece Bir Tavır Değil, Bir Yaşam Tarzıdır

Eski dilde “olumlu” kelimesi, aslında zamanın ruhunu, insanın yaşadığı dünyaya karşı bakışını, içsel yolculuğunu anlatıyordu. Sadece kelimelerle değil, her anı derinlemesine hissetmekle ilgiliydi. Annemin bana söylediği, “Olumlu bak hayatına” cümlesi, artık daha fazla anlam kazanıyor. Olumlu olmak, her zaman parlamak değil, bazen en karanlık anlarda bile doğruluğu ve umudu bulmak demekti. Geçen yıllar, içimde birçok anlam barındıran bir kelimeyi bana öğretti: Olumlu olmak, sadece dışa değil, içe de bakabilmektir. Bu, bir yolculuğun ta kendisidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş